(01.11.2019)

 

Muhterem Müminler!

Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “… Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur. …”[1]
Okuduğum hadis-i şerifte ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Kim bir insanın sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet sıkıntılarından birini giderir.”[2]

Aziz Müminler!

Hiç şüphesiz bu dünya hayatında Rabbimizin bizlere bahşettiği en değerli nimetlerden bir tanesi de sağlıktır. Bedenimiz bizlere emanettir. Bu emaneti, her türlü hastalıktan ve tehlikeden korumak da bizlere düşmektedir. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuşlardır: “Tedavi olunuz. Çünkü Allah her hastalığın mutlaka şifasını da yaratmıştır.”[3]

Biliyoruz ki, bu imtihan dünyasında bazen sağlıkla, bazen evlatla, bazen de diğer nimetlerin varlığıyla yahut yokluğuyla imtihan ediliyoruz. Ancak varlıkla da yoklukla da bizleri sınayan Rabbimize her daim şükretmeyi unutmamalıyız. Ve bilmeliyiz ki, her nimetin şükrü kendi cinsindendir. Dolayısıyla hastaları ziyaret etmek ve ihtiyaçlarını gidermek de sağlık nimetine şükretme yollarından biridir. Bu şükür, bazen kana ihtiyacı olana kanından vermek, bazen de hasta yatağında umutla bağış bekleyen bir insana doku ve organ bağışında bulunmakla olur. Bir canın kurtulmasına yardım etmek, bir insana umut ve mutluluklarına ortak olmak dinî, ahlakî ve vicdanî bir sorumluluktur aynı zamanda.

Kardeşlerim!

Bir kısım insanların meşruiyeti hususunda tereddüt ettiği organ bağışı, dînen caiz görülen tedavi yöntemlerinden bir tanesidir. İnsan hayatını kurtarmaya yönelik bu eylem, bir tür candan cana verilen güzel bir sadakadır. Bununla birlikte organ bağışı insan hayatını ilgilendiren hassas bir konu olduğundan dikkat edilmesi gereken önemli hususlar bulunmaktadır. Örneğin: Organ naklinden başka çare bulunmadığı hususunda uzman hekimlerin teşhis ve tespiti olmalıdır. Organ bağışlayacak kişinin rızası olmalı ve bunun karşılığında herhangi bir ücret talebi olmamalıdır.  Tedavi gören hastanın da organ almaya razı olması ve bu işlemlerin hastane ortamında uzman hekimlerce yapılması şarttır. Dikkat edilmesi gereken en önemli husus ise, organ veya dokusu alınan kişinin ölmüş olması veya canlı bir insandan alınıyorsa onun hayati fonksiyonlarını aksatacak bir durumun oluşmamasıdır. Çünkü söz konusu olan, iki insanın hayatıdır. Ve bütün insanlar aynı temel haklara sahiptirler. Birinin iyileşmesini sağlarken diğerinin sağlığının yahut hayatının tehlikeye atılması düşünülemez.

Aziz Müminler!

Yüce dinimiz İslam, insanı en değerli varlık olarak kabul etmiş ve insana yapılan her türlü yardımın hayır olarak değerlendirileceğini va’detmiştir. Nitekim bir hadis-i şeriflerinde Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır”[4] buyurmuşlardır. Bu fayda bazen hastayı ziyaret etmektir. Bazen ümitle bekleyen bir hastaya organ veya doku bağışlamaktır. Bazen de hasta için içtenlikle dua etmektir.

Bu Cuma saatinde sizleri, doku ve organ bağışında bulunarak umutsuzlara umut olmaya ve sönmeye yüz tutmuş hayatları kurtarmaya davet ederken, ellerimizi semaya açıp Peygamberimiz (s.a.s)’in şu duasına da içtenlikle ‘âmîn’ diyelim:

“Ey bütün insanların Rabbi olan Allah’ım! Hastalarımızın ıstırabını gider ve onlara, ardında hiçbir hastalık izi kalmayacak şekilde, şifa ihsan eyle. Zira şifa Sen’dendir ve Sen’den başka şifa verecek yoktur.”[5] Âmîn.

 

DİTİB Hutbe Komisyonu

 

[1] Maide, 32.

[2] Ebû Dâvûd, Edeb, 60.

[3] Ebu Davud, Tıb,1.

[4] Buhari, Meğazi, 35.

[5] Buhârî, Merdâ, 38-40.

Kategoriler: Hutbeler

Benzer yazılar

Hutbeler

Hastaları Ziyaret Etmek

(25.10.2019)   Sahabe-i kiramdan Ebû Hüreyre (r.a.)’ın aktardığına göre, bir gün Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurdu: “Yüce Allah kıyamet günü bazı kullarını huzuruna alıp şöyle seslenir: “Ey kulum! Sen dünyada iken ben hastalanmıştım, fakat sen beni Daha fazlasını oku…

Hutbeler

Dindarlık

(11.10.2019)   Okuduğum âyet-i kerimede Rabbimiz şöyle ‎buyuruyor: “Kim güzel niyet ve davranış sahibi ‎olarak kendini Allah’a teslim ederse Rabbinin ‎katında onun mükâfatı vardır. Öylelerine korku ‎yoktur, onlar üzülmeyecekler de.”‎[1] ‎ ‎   Kıymetli Müminler!‎ Her Daha fazlasını oku…

Hutbeler

Yaşlılarımıza Karşı Sorumluluklarımız

(04.10.2019)   Muhterem Müslümanlar! Mekke’nin fethedildiği gün, müminler sevinçle birbirine sarılıyor, böyle bir günü lütfettiği için Allah’a şükrediyorlardı. Resûlullah’ın hicret arkadaşı, sâdık dostu Hz. Ebûbekir ise şehre girer girmez doğruca babasının yanına gitmişti. İslam’ı kabul Daha fazlasını oku…